Blog

Updated: May 25

Çocuklarda en sık görülen ayak sorunu gelişimsel düz tabanlıktır. Adından da anlaşılabileceği gibi çocuğun gelişmesi devam ettikçe yani çocuk büyüdükçe ortadan kalkacak olan düz tabanlılıktır. Hemen hemen tüm çocuklar cinsiyet farkı olmaksızın düz taban doğarlar. Bu bebeklerin ve çocukların taban altı yağ dokusunun farklılığından veya bolluğundan kaynaklanır. Çocuk büyüdükçe taban altı yağ dokusu azalır ve asıl formunu alır. Böylece düz tabanlık kendiliğinden ortadan kalkar.





Gelişimsel Çocuk Düz Tabanlığında Ortopedik Ayakkabı Kullanılması Gerekir mi?


Neredeyse tüm çocuklar doğuştan düz tabandırlar. Çocukların ancak %3-5’i  yetişkinlikte hayatına düz taban olarak devam ederler. Düz taban çocuklar kendiliğinden iyileştiği için tedavi gereksinimi yoktur. Son 10 yıla kadar düz taban çocuklarda ortopedik ayakkabı vermek  hekimler tarafından çok tercih edilen bir tedavi yöntemiydi.


Son yıllarda yapılan araştırmalarda ayakkabı kullanan düz taban çocuklarla ayakkabı kullanmayan çocuklar arasında hiç bir farkın olmadığı görülmüş, bu yüzden artık düz taban çocuklara ortopedi ayakkabı yazılmamaktadır.



Çocuklarda Ayak Sağlığı Açısından Nasıl Ayakkabılar Kullanılmalıdır ?


Hemen hemen  her yaştaki çocuğa ayakkabı tercih ederken seçmemiz gereken kriterler basittir. Ayakkabılar esnek, hafif, rahat, tabanı yere kolay tutunur ve kaymayan tabanlı olmalıdır. Ortopedik olarak satılan veya yaptırılan ayakkabıların ortopedi bilimiyle hiçbir alakası yoktur. Tabanlık veya özel yaptırılan  ortopedik ayakkabıların çocuğun ayağına daha çok rahatsızlık verdiği, pahalı ayakkabıların aile bütçesine yük olduğu, daha da önemlisi bilimsel hiçbir katkısı olmadığı bir gerçektir.


Bu yüzden ailelere en büyük tavsiyemiz; çocuklarda problem varmış gibi görülen ayakların çok büyük çoğunluğunun çocuk büyüdükçe kendiliğinden düzeleceği, akla takılan soruların Ortopedi Uzmanı Hekimlere rahatlıkla danışılabileceğidir.

El bileği ve elde özellikle ilk 3 parmakta ağrı, uyuşukluk ve güç kaybı ile karakterize bir sinir sıkışma hastalığına verilen isimdir.


Karpal Tünel Sendromu Nedenleri


Karpal tünel sendromu genelde 40-50 yaşlarında görülür. El ve kol sinirlerimizden  nervus medianus denilen sinirin el bilek seviyesinde bir kanal içerisinde sıkışması sonucu bu tablo ortaya çıkar.


Herkeste görülebilmekle birlikte, kilolu hastalarda, şeker hastalarında, el bileklerini sürekli kullanan kişilerde veya yoğun bilek haraketiyle çalışan hastalarda daha sık görülebilmektedir. Bazı hastalarda ise el bileği kırıklarından sonra sinir bölgesine baskı ile ortaya çıkmaktadır.




Karpal Tünel Sendromu Belirtileri


Başlangıçta belirtiler özellikle ilk 3 parmakta uyuşukluk ve güçsüzlük, karıncalanma hissidir. İleriki dönemlerde özellikle geceleri ağrıdan dolayı hastalarda şikayetler artar, bazen ağrı ve uyuşukluk hastayı uykusundan bile uyandıracak düzeye gelir. Bazı hastalarda sinirdeki baskıya bağlı olarak başparmağın çevresindeki kaslarda atrofi (kasın küçülmesi, erimesi) görülür.



Karpal tünel sendromun da teşhis nasıl konur ?


Klinik şikayetler ve muayene teşhis için çoğu zaman yeterlidir. Kesin teşhis için baskıya uğrayan sinir içindeki elektriksel aktiviteyi ölçen EMG (elektromyografi) kullanılır.



Karpal tünel sendromun da tedavi seçenekleri nelerdir?


İlk başlarda el bileği haraketlerinin kısıtlanması ve ilave olarak alınacak antienflamatuar ağrı kesici ilaçlar şikayetleri azaltacaktır. Eğer şikayetlerde gerileme olmaz ise kortizon enjeksiyonu veya PRP uygulaması iyileşmeyi  sağlayabilir. Birkaç ay süresince yukarıda sayılan konservatif tedaviye rağmen şikayetleri geçmiyorsa hastanın yaşam kalitesini düşürüyorsa operasyon önerilir. Mikro cerrahi yöntemi ile sinire baskı yapan yapılar gevşetilir. Ameliyattan sonra hızlı iyileşme beklememek gerekir. İyileşme birinci aydan sonra başlar, ortalama 3-6 içinde tamamen iyileşir.

1/6

Copyright © 2020 Op. Dr. Birol Basiç