Blog

Yürüme esnasında ayaklarımızın belli bölgelerine daha fazla yük biner. Bazı bölgeleri ise daha az yük alır. Bu yük dengesindeki dağılımın değişmesi ile sinirsel anatomik yapıların hasar görmesi ile ayak ağrısı şikayetleri olur. Sıklıkla ayak ağrısı  yapan nedenlerden biri de "morton nöroması"dır. En sık 3. ve 4. Parmaklar arasındaki sinirin sıkışması ile kendini gösterir.


Yüksek kavisi olan (pes cavus), ya da düz taban (pes planus) ayaklarda topuklu ya da sivri uçlu ayakkabıları sık kullananlarda morton nöroma problemi daha sık görülür.


Morton Nöroma Belirtileri Nelerdir ?


Problemin hastalardaki en tipik davranış biçimi  belli bir yürümeden sonra ayakta ağrının başlaması;ağrı dayanılmaz boyutlara geldiği zaman hastaların ayakkabılarını çıkardıkları zaman rahatlamalarıdır.


Buna ek olarak;

- Parmaklarda oluşan uyuşukluk ve kramp hissi.

- Ayak  tabanında rahatsızlık hissi

- Ayakkabı  içerisinde yabancı bir cismin var olduğu hissi

- Ayak ve ayak parmaklarında elektriklenme hissi

- Ayak tabanın da bir kitle hissi sık görülen şikayetlerdir.



Morton Nöroma Teşhisi Nasıl Konur?


Fizik muayene bulgusu olarak tipik testlerden biri Mulder’in klik testidir. Bu test de 1. ve 5. Metatarslar yanlardan sıkıştırılır. Hastanın parmakların da ağrı veya uyuşukluk hissi oluşuyorsa ve bazen bir atlama(klik) sesi geliyorsa test pozitif demektir. En güvenli  teşhis MRI (Manyetik Rezonans) ile konur. İlaçlı çekilen MR’da problemli saha verilen ilacı tutar ,MR’da sıkışan ve genişleyen sinir görüntülenir.



Morton Nöroma Tedavisi


Konservatif Tedavi

Öncelikle tercih edilen yöntemdir. Hastanın ayağına uygun yapılan tabanlık sonrası  belirgin bir iyileşme görülebilir. Hastalara NSAİ ağrı kesiciler verilebilir. Bunlardan sonuç alınamazsa Morton Nöroma olan bölgeye belli periyotlarla kortizon veya PRP enjeksiyonu yapılabilir. Bundan da sonuç alınamazsa geriye bir tek cerrahi seçenek kalmaktadır.


Cerrahi Tedavi

Ameliyatın temel prensibi; sıkışıp değişikliğe uğramış dijital sinirin o bölgesi cerrahi olarak çıkarılır. Ameliyat sonrası 2 haftalık istirahatten sonra iyileşme süresi 6-8 hafta kadardır. Hasta ameliyat sonrası hemen topuğuna basarak gezebilir.





Kalça kireçlenmesinin sebebi bildiğimiz ve bilemediğimiz (idiopatik) nedenlerle 2 gruba ayrılır. Bildiğimiz nedenler şunlardır. (romatizmal hastalıklar, eklem iltihabı, kalça çıkığı, travma , doğuştan kalça eklemi bozukluğu vb.) Kalça kireçlenmesinin en önemli belirtisi ağrı ve haraket kısıtlılığıdır. Ağrı genelde ilk belirtidir. Haraket kısıtlığı daha sonra görülür ve kireçlenme arttıkça haraket kısıtlılığı ile birlikte ağrı da artar. Zamanla hastalar günlük aktivitelerini (çorap giymek, tırnak kesmek gibi..) yapmakta zorlanırlar.


Tanı her zaman fizik muayene ve görüntüleme yöntemleri ile konur. Genellikle klasik röntgen ve muayene hastaların %90’ında tanı koydurucudur. Bazen özellikle hastalığın ilk dönemlerinde MRI ve Bilgisayarlı Tomografi tanı koymak için istenebilir.

Kalça kireçlenmesi teşhisi konan hastalarda tedavi seçenekleri  iki grup altında sınıflandırılabilir. Birinci grupta ağrı kesiciler, kalça eklemine yönelik egzersiz programları, fizik tedavi uygulamaları ve eklem içi enjeksiyon tedavi seçenekleri olarak mümkündür.


İkinci grupta ise; hastalığın ilerlemiş dönemlerinde cerrahi seçenekler uygulanır. Bunlar da 2 ana gruba ayrılır: osteotomiler (kemik kesileri ile hasarlı kıkırdağın yerinin değiştirilerek yükten kurtarılması ameliyatı) ve kalça protezi ameliyatlarıdır.

Copyright © 2020 Op. Dr. Birol Basiç