Blog

PRP (Platelet-rich plasma) trombosit yönünden zengin plazma anlamına gelir. Son yıllarda oldukça sık kullanılan bir tedavi seçeneğidir. İlk başlarda kozmetik ve anti-aging (yaşlanma karşıtı)  kullanılmışsa yeni saç hücreleri oluşumunda oldukça faydalı olmasının keşfedilmesi ile birlikte saç ekimi alanında ve ortopedide de kas ve  tendon yaralanamalarında tedavi olarak kullanılır.



PRP Nasıl Elde Edilir?


Hastanın kendisinden yaklaşık 20 cc kadar PRP tüpüne kan alınır. Kan özel bir santrüfüj cihazında yaklaşık 10 dakika içinde ayrıştırılır. Ayrışmada 3 ana tabaka oluşur. En altta eritrosit (kırmızı kan hücreleri), ortada ince beyazımsı trambositler ve üst bölüm de ise serum (plazma) vardır. Orta tabakadaki beyazımsı tabakada; bir milimetre küpte (yaklaşık1 damla) 1-3 milyon arası trombosit vardır. Bu trombositten ve büyüme faktöründen zengin tamir hücreleri hasarlı bölgeye enjekte edilerek tedavi yapılır.



PRP Enjeksiyonundan Sonra Hasarlı Bölgede Nasıl Bir Etkileşme Olur?


Trombositlerin bilinen en esaslı görevi kanın pıhtılaşmasını sağlamaktır. Yapılan araştırmalar da trombositlerin büyüme faktöründen zengin olduğu görülmüştür (trombosit growth factor) ve bazı koruyucu doğal maddeler içerir.


Enjeksiyondan sonra yoğun trombositler ve bugün halen tam olarak bilinmeyen trombositlerin  içindeki ve çevresindeki tamir edici kimyasallar; hasarlı bölgede bir seri  zincirleme reaksiyon oluştururlar. Tamir mekanizması işler,aynı zaman da beyine de sinyal giderek iyileştirme yönünde aktivasyon sağlanır.



PRP Uygulaması Nasıl Yapılır ve Kaç Kere Uygulanır?


Kan ayırıştırıldıktan sonra trombositten zengin plazma uygulanacak yere göre 2-5 ml.arasında enjekte edilir. PRP uygulama sıklığı hastaya göre ve problemli yere göre değişmekle birlikte 2-3 kez 15 gün ara ile uygulanır.



PRP Uygulamasından Sonra İyileştirici Etki Ne Zaman Ortaya Çıkar ?


Uygulamadan sonra uygulanan yerde ağrı şiddeti artabilir. Bu sık görülen bir durumdur. Endişelenmemek gerekir. İyileştirici etki 1-2  hafta içerisinde başlar.



Ortopedik Hangi Rahatsızlıklarda PRP Uygulanır?


Tendon yaralanmaları veya tendinitler de (tenisçi dirseği ve golfçü dirseği), bazı erken dönem kıkırdak hasarlarındaki omuz rotator cuff tendiniti veya yırtıkların da vb. vakalarda kullanılır.


PRP Uygulamasının Yan Etkisi Var mıdır?


PRP’nin yan etkisi yoktur. İlk yapıldığı andan itibaren ağrı da artış olabilir. Birkaç gün sürebilir. Buz uygulaması ağrıyı azaltacaktır. Hastalar da çok gerekmedikçe ağrı kesici ilaç alımını çok önermemekteyiz; çünkü ağrı kesiciler PRP’nin etkisini azaltabilmektedirler.


Donmuş omuz sendromu (kapsilit veya artrofibrozisi); bünyenin omuzda aşırı skar dokusu, glenohumeral eklem (omuz eklemi) boyunca yapışıklıklar oluşturan, ağrılı, sert ve fonksiyon bozukluğuna sebep olan patolojik bir süreci tanımlar. Kendiliğinden yani nedensiz (birincil donmuş omuz) veya omuz ve çevresi ameliyatlardan sonra (ikincil donmuş omuz) ortaya çıkabilir. Bu yazıda donmuş omuzun nedenlerini, risk faktörlerini, doğal öyküsünü, patoanatomisini vurgulayacağız.

Donuk Omuz Nedir?

Donmuş omuz sendromu; omuzun aşırı skar dokusu ve omuz eklemi boyunca yapışıklıklar oluşturan sertlik, ağrı ve fonksiyon bozukluğunu tanımlanır. Omuzun bu rahatsızlığı günlük yaşam kalitesini olumsuz olarak etkiler.


Donmuş omuz birincil (nedeni belli değil) veya ikincil sebeplerle (omuz cerrahisi ve travması sonucu) ortaya çıkabilir. Birincil yani nedensiz donmuş omuzu olan hastalarda; her hangi bir belirleyici bir travma yada incinme olayı yoktur.İkincil olanlarda ise genellikle omuz çıkığından sonra adheziv kapsülit (donuk omuz) görülmektedir. Özellikle diabetli hastalarda donmuş omuz sendromu insidansı %3-5 arasında iken, %20'lere kadar yükselebilmektedir. Donuk omuzlu hastaların domanant kolundan daha çok daha az kullandıkları diğer omuzda görülme istatistiği daha fazladır. Olguların %40 kadarı çift taraflıdır.


Donmuş omuzun klinik seyri ortalama 1-3 yıl arasındadır. Bununla birlikte çeşitli çalışmalar hastaların %20-%50 sinin daha uzun süreli semptomlar geliştirdiği görülmektedir.





Donmuş Omuz Tanısı


Adheziv kapsülit (donuk omuz) hastanın tıbbi öykü ve fizik muayeneye dayanılarak yapılan klinik bir tanıdır. Ayırıcı tanıda; rotator manjet problemleri, omuz kireçlenmesi, septik artrit(eklemin iltihabı), kırıkların kötü kaynaması (malunion) ve boyun fıtıkları ekarte edilmelidir.


Klinik olarak donmuş omuz hastaları ilk olarak omuzlarında nedensiz bir ağrının başladığını ve zaman içerisinde ağrıların artması ile birlikte omuz eklemin de haraket kabiliyetinin azalmasından bahsederler. (omuz ağrısının eklemin hareket kısıtlılığından önce başladığını söyleyen hastaların oranı %90.6'dır). Dış rotasyon hareketi en sık bu hastalıkta etkilenen hareketidir ve hastalığın ilerlemesi ile sürekli global rom kaybı vardır. Bunun sebebi eklem kapsülündeki ödeme bağlı olarak eklem kapsül elastikiyetinin azalmasıdır.


Donuk omuz teşhisini gösterebilecek spesifik bir görüntüleme yöntemi yoktur; fakat klasik görüntüleme yöntemleri diğer olası nedenleri ekarte etmek için kullanılacaktır.

Donmuş omuz tanısını görüntüleme yöntemi için uğraşmak gerekli değildir. Hastanın hikayesi ve omuz muayenesi büyük çoğunlukla yeterlidir. MRI görüntülemesi bazen omuzun kapsülünün kalınlaştığını gösterebilir; fakat spesifik olarak donmuş omuzun teşhisinde hiç bir görüntüleme yöntemi yeterli değildir.



Donmuş Omuz Problemine Neden Olan Faktörler


Bu faktörler; kadın olmak, 40 yaş üstü olmak, diabet hastası olmak, travma hikayesi olmak, HLA B27 pozitifliği olmak, omuz ekleminin uzun süreli immobilize olması sıralanabilir. Ayrıca erkeklerdeki donuk omuz vakaları tedaviye kadınlara göre daha az cevap verir. Hastaların %84,4'ü 40 yaş iler 59 yaş arasıdır.


Adhesive kapsülit (donmuş omuz) hastaları diabet, troid, serebrovasküler, koroner, immün sistem ve dupuytren hastalığı olanlarla da ilişiklidir. Diabet tip1 ve tip iki hastalarda sırası ile %10,3 ve %22.4 donmuş hastalığı prevalansı vardır. Dupuyren hastalarının %52 sinde donmuş omuz sendromu görülmektedir.





Donmuş Omuz Probleminin Evreleri 


4 aşamada incelemek mümkündür:

1. Aşama;

Gece özellikle daha fazla olan omuz ağrısı şikayeti vardır. Hareket marjları korunmuş olsa da Artroskopik olarak bakılmış olsa; yapışıklık olmadan sinovit bulguları görülecektir.


2. Aşama:

Haraket kısıtlılığı yani omuz sertliği vardır.Bununla birlikten erken adhezyon (yapışma) görülür.


3. Aşama:

Aşırı küresel ROM kaybı(eklemin tüm yine özellikle dış rotasyon kaybı) vardır. Olgunlaşma aşaması da olarak bilinen bu evrede sinovit çözünür.


4.Aşama:

Ağrının en aza döndüğü,Sertliğin oldukça azaldığı evredir. Donmuş omuz yaklaşık olarak yıldan -3 yıla kadar uzayan, kendi kendini sınırlayan bir hastalık olarak kabul edilir.


Patoanatomi: Glenohumeral eklemin kontraktürü, yapışkan kapsülitin ayıt edici özelliğidir. Bulgular, eklem kapsülünün sinovial tabakasının kaybı sonucu eklem kapsülünün humerus boyunca yapışıklığına neden olur. Bu da eklem kapsül içi hacminin azalmasına neden olur.



Donmuş Omuz Tedavisi


Hastalığın erken evrelere tedavisi fizik tedavisidir. Genel olarak fizik tedavi ile diğer konservatif yöntemler kombine edilir. Fizik tedavide agresif tedavi hastalığın iyileşme sürecinde olumsuz etki yapabilir.Fizik tedaviye ilave olarak ultrasonografik tedavi, hidroterapi, transkütanöz elektriksel sinir uyarısı tedavisi, kısa dalga tedavisi ve düşük seviye lazer tedavisi eklenebilir.


Non-steroid antienflamatuar ilaçlar veya sistemik yada lokal enjektable steroidler fizik tedaviye dahil edilebilir.


İntraartiküler kortikosteroid enjeksiyonunun,oral steroid tedavisi ile karşılaştırıldığın da semptomlar da daha hızlı bir iyileşme sağladığı gözlemlenmiştir.Eklem içi steroid enjeksiyonu, yapışkan omuzlar da myofibroblastları azaltır.Enjeksiyon miktarı 1-3 arası hastanın klinik seyrine göre 3'er hafta ara ile yapılabilir.


NA- hyaluronat'ın eklem içi enjeksiyonları da bazı hastalar da denenmiş ve steroid enjeksiyonlarına benzer sonuçlar alınmıştır. Özellikle hem stroid+ hem de sodyumhyoluronat enjeksiyonları sonuçları daha iyi olarak gözlemlenmiştir.


Diğer bir tedavi seçeneği eklem içine sıvı basınçlı enjeksiyonu yaparak eklem kapsülünü şişirici genişletici tedavi yöntemidir; fakat etkileri sınırlıdır.



Donmuş Omuz Ameliyatı


Anestezi altında omuz eklemini açma

Omuz eklminin yapışıklıklarını açmak, kontrakte kapsülü germek normal ağrı eşiğinin ötesinde agresif manipülasyon yapma işlemidir. Çoğunlukla güvenilir bir operasyondur; çeşitli komplikasyonlarda bildirilmiştir. Etkinliği halen tartışma konusudur.


Artroskopik kapsüller gevşetme;

Bu yöntem gevşeme, yapışkan omuz kapsülü tedavisinde etkili bir yöntemdir.standart kapsülotomide anterior-inferior (ön- alt) kapsül gevşetilir.


Adhesiv Kapsülitin (donmuş omuz) halen nedeni tam bilinmemekle ve buna istinaden de tedavi seçenekleri sınırlıdır. Hastaların büyük çoğunluğu konservatif tedavi edilir. Daha doğrusu hastalık kendi seyrinde devam ederken tıbbi yaklaşılar hastanın ağrı ve günlük aktivitelerine yardımcı olmak amaçlıdır.



Copyright © 2020 Op. Dr. Birol Basiç