Blog

Updated: May 24

İleri yaşlarda kemik erimesi ile birlikte omurga kemiklerinin de kırılganlığı artmakta, çok basit düşmeler ile omurga (vertebra) kemiklerimiz kırılabilmektedir. Çok ileri derecede kemik erimesi olan hastalarda düşmeksizin bile kendi kendine (öksürme- hapşırma) kırık oluşabilmektedir.


Yaşlılarda omurga kırıkları genelde çökme şeklinde olan kırıklardır. Hastaların çoğu hafif düştüklerini yada hafif sendeledikten sonra bel veya sırt bölgelerinde ağrı oluştuğunu ve hiç geçmediğini söylerler. Hastanın kırık sonrası  kırık bölgesinde ağrı oluşur. Ağrının karakteri; süreklidir. Özellikle haraket halinde veya ayakta iken artar, istirahat halinde azalır; fakat ağrı tamamen kesilmez.


- Omurga kırıklarının %70’i sırt ve bel bölgesindedir.

- Omurga kırıklarını röntgen grafisi, bilgisayarlı tomografi(BT) ve MRI ile teşhis edilebilir. Hatta MR görüntülemesinde kırık ya da çatlak imajı olmasa da kemik iliği ödemi tespit edilerek omurgada kırık olduğu anlaşılabilir.

Yaşlılarda Omurga Kırıkları Tedavisi


Omurga kırıkları yaşlılarda  eskiden korse ile tedavi edilmeye çalışılırdı.Günümüzde artık kapalı yöntemle vertebroplasti veya kifoplasti ameliyatı yapıyoruz. Kırık omurgayı kemik çimentosu ile dolduruyoruz. Hastayı 24 saaat sonra taburcu ediyoruz.Hastanın tüm ağrıları bu işlem sonrası tamamen kalkıyor.Hasta günlük işlerine ağrısız dönüyor.



Yaşlılarda Vertebroplasti ve Kifaplasti

Omurga kırıkları, hastalarda ciddi ağrıya sebep olmakta ,özellikle bu yaşlı hasta grubunu yatağa bağımlı hale getirmektedir.


Omurga kırıkları korse veya benzeri yöntemlerle tedavi edilirse çoğunlukla, zaman içerisinde  omurga çökmeye devam ederek daha ciddi şikayetlere yol açmakta, omuriliğe baskı yapmakta  ve hastanın yaşam konforunu daha da düşürtmektedir.


Vertebroplasti veta kifoplasti yöntemi  anestezi alamayacak hastalarda  da yapılabilmektedir. Yalnızca kırk bölgesini lokal anestezi ile uyuşturarak da işlemi uygulamaktayız.


Hastalar bu işlem sonrasının ertesi günü taburcu olmaktadırlar ve günlük yaşamlarına hiç kırık olmamış gibi devam edebilmektedirler.

Updated: May 24

Diz protezi ameliyatı; diz kireçlenmesi olan hasta da ağrıyı azaltan ve yaşam kalitesini arttıran cerrahi bir prosedürdür. Tipik olarak hastalar cerrahi dışı tedavilerden(fizik tedavisi, ağrı kesici kullanımı, eklem içi enjeksiyon gibi) artık fayda göremeyen ve yaşam kalitesi oldukça düşmüş hasta grubudur. 40 yıldan daha fazladır dünyada diz protezi ameliyatları yapılmaktadır ve ameliyatların sonuçları oldukça yüz güldürücüdür.




Genel olarak diz protezi ameliyatları 2 farklı yöntemle yapılır. Birincisi geleneksel yaklaşım, ikincisi yeni minimal invaziv (quadriceps -sparing) olarak adlandırılır.


Geleneksel diz protezi ameliyatı kabaca yaklaşık 18-20 cm insizyon (ameliyat kesisi) ile yapılır. Genel de hastane de kalış süresi 2-4 gün arasında değişmek kaydıyla ortalama iyileşme süresi 3-4 aydır.Hastaların büyük çoğunluğu total diz protezinden sonra yaşam kalitelerinin hızla değiştiğini ve ağrılarının tama yakın geçtiğini söylerler.

Minimal İnvaziv Total Diz Replasmanı

Daha az travmatize bir girişim olup;daha küçük insizyonla yapılan bir diz protez uygulama tekniğidir. Toplam en fazla insizyon uzunluğu 10 cm. kadardır. Daha anatomik bir yaklaşımdır. İyileşme süresi çok daha kısadır. Ameliyat sonrası iyileşme çabuk, ağrı  daha az ve normal yaşama dönüş daha hızlıdır.

Bu tekniğin başlıca potansiyel faydaları şunlardır;


1- Diz fonksiyonlarının daha hızlı geriye dönüşü;

Bu ameliyat tekniği uygulanan hastalarda ; hastaların yürüme de kaslarını daha iyi ve çabuk kontrol ettikleri gözlenmiştir. Bunun sebebi ise bu teknikte quadriceps tendon mekanizmasının daha az insize(kesilip- tekrar dikilmesi) edilmesi ve anatominin daha iyi korunmuş olmasıdır.


2- Küçük kesi;

Hastaların yara iyileşmesi daha çabuk olmakta ve kozmetik açıdan da hastaya yara izinin azlığı moral vermektedir.


3- Ameliyat sonrası ağrının daha az oluşu;

Burada ameliyat kesisi daha az ve quadriceps  daha çok korunduğu için ağrı daha az olmaktadır.


4- Geleneksel diz protez cerrahisi ile aynı güvenilir özelliğe sahip olması;

Yaklaşık olarak diz protez cerrahisi dünyada 40 yıldır yapılmakta ve bu süre içerisin de çok bilgi sahibi olunmuş, ortopedik cerrahların da deneyimi çok artmıştır.Deneyim arttıkça daha küçük kesilerle eskiye  benzer ameliyatlar yapılabilmektedir. Total diz protezi ameliyatı olan hastaların büyük bir çoğunluğu ağrıların tamamen veya büyük bir çoğunluğundan kurtulurlar.Hastaların çoğu mevcut baston ile yürümekten de kurtulmuş olurlar.diz protezi ameliyatı sonrası sıklıkla kireçlenmeden gelen diz sertliği  dizin esnemesi ve hareket kabiliyetinin artmasına sebep olur. Bununla birlikte minimal invaziv ( quadriceps -sparing) tekniğinin geleneksel total kalça replasman tekniğine göre belirgin avantajları vardır.



Kimler Minimal İnvaziv ( quadriceps -sparing) teknik ile ameliyat edilmelidir ?


Zayıf hastalar  bu prosedüre daha uygun hastalardır. Çünkü zayıf hastaların cilt altı yağ dokuları azdır ve ameliyat  sırasında daha kolay bir cerrahi ekartasyona (ameliyat sahasının cerrahiye yardımcı olan başka biri) ihtiyaç duyarlar.


Hem kozmetik açıdan hemde psikolojik nedenlerle; hastaların hemen hemen hepsi daha küçük insizyonu tercih edeceklerdir.


Sosyal yaşama daha çabuk dönmesi gereken ( tek başına yaşayan vb. gibi) hastalarda da öncelikli tercih edilecek yöntemdir.


Ameliyat sonrası fizik tedaviye gidemeyecek hastalar için de daha öncelikli bir yöntem olabilir.



Geleneksel diz protezi şu nedenlerle bazı hastalara daha uygundur;


Kilolu hastalarda vücutla birlikte bacaklarda hacim olarak fazla olacağından ameliyat esnasın da daha kolay ekarte edilirler.


Yine bu hastalarda osteoporoz daha fazla olacağından minimal invaziv tekniği uygulamak ameliyat esnasın da kemik kırık problemlerine yol açabilir.


Yine bazı hastaların kısa süreli anestezi  zorunluluğu vardır. Bu hastalarda daha hızlı yapılan geleneksel yöntem tercih edilebilir.


Bu yeni yöntemin az da olsa geleneksel diz protezi ameliyatı prosedürüne göre dezavantajları vardır;


Prosedür cerrah açısından daha zordur. Ameliyat insizyonu daha küçük olduğundan, buna istinaden ameliyat penceresi ve görüş alanı da daha küçük olacağından ameliyat esnasın da tendon ve bağ yaralanmaları fazla olabilir. Bu olasılıklara rağmen  Minimal İnvaziv ( quadriceps -sparing) ameliyat tekniği ile yayınlanan yayınlarda prosedürün oldukça başarılı ve komplikasyon oranlarının ; geleneksel yönteme yakın olduğudur. Diz protezi uygulanan hastalarda geleneksel veya  Minimal İnvaziv ( quadriceps -sparing) olsun komplikasyon nedenleri bellidir. Ve çoğu tedavi edilebilirdir.Bunlar başlıca;

- Enfeksiyon

- Derin ven trombozu'dur.

- Medikal veya anesteziye bağlı  komplikayonlardır.


Modern tıp gelişmeleriyle birlikte komplikasyon oranları da  azalmaktadır. Ameliyat öncesi ve sonrası kullanılan antibiyotik ve kan sulandırıcı ilaçlar, anti emboli çorapları vs.yöntemler ile bu komplikasyonları azaltmak olasıdır.



Anestezi


Genel olarak diz protezi ameliyatları sırasında belden aşağıya anestezi sağlayan epidural ve spinal anestezi tercih edilir. Özellikle ameliyat sonrası ağrıları kontrol etmek için genel anesteziye kıyasla daha iyi yöntemlerdir.



Ameliyat Süresi


Normal geleneksel yöntemle uygulanan total diz protezi ameliyat süresi ortalama 60 - 80 dk. .arasında değişmektedir. Minimal İnvaziv ( quadriceps -sparing) yöntemi daha küçük pencereden yapıldığı için süre bir miktar uzayacaktır. Bu süre ortalama 15-30 dak kadar uzayabilir.



Ameliyat ve Ameliyat sonrası ağrının kontrolü;


Mümkün olan her durum da , ameliyat sonrası ilk 24 saat için de hastanın ağrısını ortadan kaldırmak veya mümkün olan en aza indirmek için Morfin ve spinal anestezi türevleri kullanmaktayız.



Hastanede kalış


Minimal İnvaziv ( quadriceps -sparing) yöntemi ile diz protezi ameliyatı geçiren hastaların hastane de kalış süresi ortalama 48 saatir. Bazı hastalar 1 gün daha fazla kalmaya ihtiyaç duyabilirler;nihayetin de her hastanın hastanede kalış süresi ; Hastanın tıbbi ihtiyaçlarını karşılayacak sürede bireyselleştirilebilir. Hekimin en uygun gördüğü süre içerisinde taburculuk gerçekleştirilir.



Ameliyat sonrası rehabilitasyon ve egzersiz


Teknik olarak bir ameliyat ne kadar mükemmel  veya mükemmele yakın yapılsa da; ameliyat sonrası tercihen profesyonel bir rehabilitasyonla desteklenmediği sürece ameliyat protokolü tamamlanmamış sayılır. Yani iyi bir rehabilitasyon çok önemlidir. Hem takılan protezin ömrünü uzatır.( çünkü protezi yerinde tutan kas ve kemik dokusunun mükemmel çalışmasını sağlar),hemde hastanın  bundan sonraki yaşamın da ağrınları minimal seviye ye indirir.



Sonuç


Diz kireçlenmesinde uygun hastalar da diz protezi en uygun seçenektir.Protezi  en az 10 yıl sorunsuz kullanma ortanı%90 ve üstüdür.Yeni bir teknik olan  Minimal İnvaziv ( quadriceps -sparing) yöntemi ile yapılan diz protezi ameliyatlarından sonra hasta günlük yaşamına daha kısa sürede dönmekte,daha az ağrı çekmekte;diz fonksiyonları daha çabuk kazanılmaktadır.

Copyright © 2020 Op. Dr. Birol Basiç