Özel Aile Hastanesi Bahçelievler Mahallesi, Talatpaşa Bulv Begonyalı Sok 7/9, 34180 Bahçelievler/İstanbul
PRP

PRP Tedavisi

PRP Tedavisi Nedir ?

PRP tedavisi önceleri kozmetik amaçlı bir tedavi olarak geliştirilmiş ama sonraları kas iskelet sistemi hastalıklarında da iyileştirici etkisi fark edilerek bu alanda da kullanılmaya başlanmış yeni bir yöntemdir. Yöntemin adı ingilizce “Platelet Rich Plasma” ifadesinin baş harflerinden türetilmiş olup, trombositten zengin plazma anlamına gelmektedir.

PRP tedavi yönteminde uygulanacak ilaç hastanın kendi kanından hazırlanmaktadır. Ayrıca trombositler den salınan büyüme faktörleri hücrelerin onarım mekanizmasını devreye sokarak yaraların hızlı iyileşmesini sağlamaktadır.

PRP Tedavisi Etkisi

Enjeksiyondan sonra birkaç hafta içinde tedricen başlar ve iyileşme süreci 3 ay ile 12 ay arasında devam eder. Bu nedenle PRP enjeksiyonları sonrası kortizon enjeksiyonlarında olduğu gibi hızlı bir ağrı azalması olmaz. Şikayetler yavaş yavaş azalır ve aylar içinde geçer.

PRP Nasıl Elde Edilir?

Hastadan damar yolu ile yaklaşık 20 cc kadar kan bu iş için özel olarak hazırlanmış pıhtılaşma önleyici ilaç ihtiva eden tüplere alınır. Alınan kan tüp ile özel bir döndürme (santrifüj) işleminden geçirilir. Bu işlemden sonra kanın diğer hücreleri tüpün dibine çöker ve üzerinde trombositten zengin plazma sıvısı kalır. Özel sistem sayesinde bu plazma enjeksiyonun uygulanacağı enjektöre çekilir. Son olarak bu plazmaya trombositleri aktive edecek ilaç eklenerek PRP enjeksiyona hazır hale getirilir.

Omuz Tendon Yırtıklarında PRP

PRP Omuzda Nasıl Etki Eder?

Trombosit temelde kanın pıhtılaşmayı sağlayan elemanı olup içerisinde büyüme faktörü (Growth Factor) ve çok sayıda doğal koruyucu, iyileştirici maddeler içerir. Trombositten zenginleştirilmiş plazma sıvısı yani PRP doğal bir ilaç gibi etki gösterir. PRP omuzda yaralanmanın ve zedelenmenin olduğu tendon kıkırdak gibi yapıların hücrelerini uyararak o bölgedeki iyileşmeyi hızlandırır. PRP özellikle omuz tendon yırtılmalarında yırtığın büyümesini engellemekte ve vücut tarafından tamirine yardımcı olmaktadır. Bu gibi durumlarda PRP yavaş ortaya çıkan ama daha uzun soluklu bir tedavi sağlayabilmektedir.

PRP, Omuzda Hangi Hastalıklarda Kullanılır?

  • Tendon yırtıkları
  • Tendinitler (tendon romatizmaları)
  • Sıkışma sendromu
  • Omuz eklemi kireçlenmeleri

PRP Omuz Eklemine Nasıl Uygulanır?

Tedavi edilecek bölgeye göre 2-3 ml kadar PRP birer ay arayla toplam 2 kez uygulanır. Tendon yırtıklarında ve tendinitlerde tendonun çevresine, omuz eklem kireçlenmelerinde eklem içine yapılır. Uygulama direk olarak yapılabilir. Ama bu durumda tam olarak istenen bölgeye yapılamıyabilir. Bu nedenle ultrason görüntüleme rehberliğinde hedeflenen bölgeye yapmak daha sağlıklıdır (resim).

PRP Tedavisinin İyileştirici Etkileri

Enjeksiyondan sonra birkaç hafta içinde tedricen başlar ve iyileşme süreci 3 ay ile 12 ay arasında devam eder. Bu nedenle PRP enjeksiyonları sonrası kortizon enjeksiyonlarında olduğu gibi hızlı bir ağrı azalması olmaz. Şikayetler yavaş yavaş azalır ve aylar içinde geçer.

Omuzda PRP hangi tedavilerle beraber uygulanabilir?

PRP enjeksiyonunun omuz hastalıklatrının tedavisinde fizik tedavi, egzersiz, ilaç tedavileri ile birlikte uygulanmasında sakınca yoktur. Bazen kombine tedaviler daha iyi de olabilir. Omuz hastalıklarında sıkça yapılan kortizon enjeksiyonu ile PRP, beraber veya yakın ara ile aynı bölgeye uygulanmaz.

PRP uygulamasının yan etkisi var mıdır?

PRP yönteminin yan etkisi yoktur. Yalnızca yapıldığı bölgede geçici hafif bir ağrı yapabilir. Bu etki 1-2 gün içinde kendiliğinden geçer ve herhangi bir zararı yoktur. Bu durumda buz uygulama ve basit ağrı kesiciler kullanılabilir.

PRP tedavisinin omuz eklemi rahatsızlıklarında olumlu sonuçlarına dair yapılan araştırmaların sayısı giderek artmakta olup sonuçlar umut vaat etmektedir. Biz de kendi kliniğimizde omuz hastalarında, özellikle tendon yırtılmalarında PRP tedavisi ile yüz güldürücü sonuçlar almaktayız. Bu sonuçlar PRP tedavisinin çok sık karşılaştığımız omuz eklemi rahatsızlıklarında cerrahi ve diğer konservatif tedavilere iyi bir alterantif olduğunu göstermektedir.